Ankara

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır.' dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümünü, 103 yıllık Cumhuriyet tarihinde ve 76 yıllık demokrasi mücadelesinde taşıdığı öneme en uygun şekilde kutlamak amacıyla çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürdüklerini söyledi.

'İnşallah 25. yılımızı hem kendi tarihimize hem de Türk siyasi tarihine geçecek zengin bir içerikle idrak edeceğiz.' diyen Erdoğan, AK Parti'yle özdeşleşen İstişare ve Değerlendirme Toplantılarından 33'üncüsünü Sakarya'nın Sapanca ilçesinde yapılacağını anımsattı.

Erdoğan, 'Kampımızda, bir taraftan son bir yılın muhasebesini yaparken, diğer taraftan da gelecek seneye ilişkin yol haritamıza şekil vereceğiz. Ardından 15 Temmuz ihanetinin 10. yıl dönümünde hem şehitlerimizi şükranla yad edecek, hem de milli irade destanımızı hatırlayacağız.' ifadelerini kullandı.

AK Parti'yi tanımlayan en iyi kavramlardan birinin 'mücadele' olduğunu vurgulayan Erdoğan, partinin kuruluşundan itibaren hep bir mücadele içinde olduklarını kaydetti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Anti-demokratik güç odaklarıyla mücadele ettik. Bize siyasi ömür biçen manşetlerle mücadele ettik. DEAŞ'ından FETÖ'süne eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik. Kendini devletin sahibi zanneden bürokratik oligarşiyle mücadele ettik. Kızlarımızın baş örtüsünden, çocuklarımızın hafızlığından, dinlediğimiz Mehter Marşından rahatsız olan yobaz anlayışla mücadele ettik. Milletin kesesinden beslenen hortumcularla, halkın malını ganimet bilen yağmacılarla mücadele ettik. Eser ve hizmet namına ne yapılırsa, engellemeyi marifet zanneden 'takoz zihniyetle' mücadele ettik. AK Parti için mücadele kavramı hiçbir zaman koltuk kapmak, kişisel ikbal kazanmak, iktidara gelerek birilerine imtiyaz dağıtmak anlamı taşımadı. İktidara gelmeyi tek başına bir hedef olarak değil, ülkeye hizmet etmek, milletin dertlerine derman olmak için bir fırsat olarak gördük.'

'Verdiğimiz mücadelenin, çektiğimiz çilenin, ödediğimiz bedelin karşılığını almaya başladığımız bir dönemdeyiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 'Şimdi isterseniz kimlerle hangi mücadeleleri vererek bugünlere geldiğimizi şöyle bir hatırlayalım' sözlerinin ardından Grup Toplantısı Salonu'nda video izletildi.

Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu vatanın istisnasız bütün evlatlarını kucaklayan bir kadro olduklarını, bu şekilde de yola devam ettiklerini söyledi.

Sadece AK Parti'ye oy verenlerin değil, her vatandaşın yüzünü güldürmek, refahını artırmak için çalıştıklarını, bugün de aynı halisane niyetlerle çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

'Şunu tüm samimiyetimle dile getirmek arzusundayım, verdiğimiz mücadelenin, çektiğimiz çilenin, ödediğimiz bedelin karşılığını almaya başladığımız bir dönemdeyiz. Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Türkiye, küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek, bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biridir. İmkanlarımızın olduğu kadar potansiyelimizin de farkındayız. En son İran krizinde, Türkiye'nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkanı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail'in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye'nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır.'

'Şimdi daha hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içindeyiz'

Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en riskli çatışmalardan birinin, partisinin ve ittifaklarının basiretli siyaseti sayesinde başarıyla idare edildiğini vurgulayarak, bu zor süreçte başta dışişleri ve güvenlik bürokrasisi olmak üzere tüm kurumların büyük bir gayret ve emek ortaya koyduklarını dile getirdi.

Kimi zaman arka kapı diplomasisiyle, kimi zaman doğrudan tavır alarak, kimi zaman anlaşmazlıklar büyümeden müdahale ederek, çok dikkatli bir şekilde müzakere sürecine katkı sunduklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

'Şimdi daha hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içindeyiz. İsrail'in en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini biliyoruz. Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında, aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade, çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir. Durum öyle vahim ki, herkes birbirini daha az insan öldürmekle, daha az kan dökmekle suçluyor. İktidarı ve muhalefetiyle herkes soykırımcılıkta sürekli el yükseltiyor. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Ulusal güvenliğini, komşuları dahil kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören, terörü ve işgali bir devlet politikası haline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır. Amaçlarına ulaşana kadar her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir.

Bölgemizde barış eğer gelecekse, İsrail'e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail'in fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın, bölgemizde sulhu sükunun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah'ın izniyle, engelleyemeyecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. Önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.'