Fenerbahçe Kadıköy’de Aradığı Golü Bulamadı!

Şampiyonlar Ligi macerası ülkemiz açısında tüm hızıyla sürüyor. Konunun geçtiği her yazımızda belirttiğimiz üzere Avrupa macerası futbol geleceğimiz ve geleneğimiz açısından oldukça önemli bir imtihan. Direkt olarak katılma hakkı kazanan Galatasaray’ın ardından, ülkemizi Avrupa futbolunun en üst noktasında temsil etme şansını devam ettiren Fenerbahçe Kadıköy’de güçlü rakibi Benfica karşısına nihayet dün akşam çıktı.

Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu mücadelesinde Feyonoord karşısında mükemmel bir rövanş maçı mücadelesi ortaya koyan sarı-kırmızılılar, rakibini 5-2 mağlup ederek tur atlamıştı. Bu skor ve arzulu futbol her ne kadar bizleri heyecanlandırsa da Süper Lig mücadelesinde Göztepe karşısında gösterilen performans, bizleri tekrar düşündürmeye yetmişti.

Ardından devler ligine katılması için önünde tek bir tur kalan Fenerbahçe için bu kez rakip çok daha güçlü bir ekip olan Portekiz ekolü Benfica oldu. Bildiğiniz gibi Orkun Kökçü, Kerem Aktürkoğlu gibi isimlerle oldukça yakından tanıdığımız Portekiz temsilcisi, son yıllardaki başarısı ile adından sıklıkla söz ettiren bir ekip olarak öne çıkıyor.

Hepinizin malumu olduğu üzere oldukça tehlikeli bir futbol takımı diyebiliriz. Fakat bu seviyelerde bu tarz ekiplerle oynamaktan başka bir çare yok. Yani kısacası söz konusu Şampiyonlar Ligi arenası olunca şu ata sözüne kulam vermek yerinde olacaktır; “Ya bu deveyi güdersin ya da bu diyardan gidersin.”

Tüm bu durumlar ışığında dün gece Kadıköy’de bu dev mücadele başlamış oldu. Fenerbahçe; İrfan Can Eğribayat, Milan Skriniar, Jayden Oosterwolde, Sofyan Amrabat, Nelson Semedo, Fred, Archie Brown, Szymanski, Jon Duran ve En-Nesyri ilk on biri ile maça başladı.

Talisca, İrfan Can Kahveci ve Oğuz Aydın sarı-lacivertli takım adına oyuna sonradan dahil olan oyuncular oldu. Hepimiz Fenerbahçe’nin işinin oldukça zor olduğunu biliyorduk. Mücadele başladığında konuk ekip Benfica ev sahibine ne kadar saygı duyduğunu göstermiş oldu.

Benfica Kadıköy’de Beraberliğe Oynadı

Portekiz ekibi kontra atak futbolu tercih ederek, topa sahip olmayı seçtiler. Fenerbahçe kalesinde çok büyük bir tehlike gösteremeyen Benfica, özellikle maçın belli periyotlarında topa sahip olsa da Fenerbahçe ısıran ve maçı daha çok isteyen taraf oldu. Bir yorumcu olarak şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki sarı-lacivertlilerin bu mücadelesi oldukça güven verdi.

Özellikle bizim gibi futbolun içinde olanlarında iyi bildiği net bir konu var o da Benfica takımının oldukça güçlü bir kadrosu olduğu. Beklenenin aksine oldukça kısır denilebilecek bir maç izledik. İrfan Can Eğribayat neredeyse maç boyunca hiç zorlanmadı diyebiliriz.

Bu skor ile Fenerbahçe adına tur anlamında gelecek vadettiğini söylemek birazda Benfica takımının mücadelesi ile ilgili. Bunun nedeni Benfica’nın beklenenin aksine ilk maçta hiçbir baskı ortaya koymaması ve çok fazla rakibi zorlamaması. Dolayısı ile Fenerbahçe’nin geri dönmek adına göstermek zorunda kalacağı bir performans izleyememiş olduk.

Benfica’nın Kırmızı Kartı Sonrası Beklenen Reaksiyon Gelmedi

Özellikle rakibinin kırmızı kart gördüğü ve on kişi kaldığı anlarda Fenerbahçe, taraftarların beklediği baskıyı bir türlü kuramadı. Bunun asıl nedeni ise uzun forvetlerin rakibi baskı ve alan kapatması konusunda bir türlü sıkıştıramaması oldu. Maç özelindeki en belirgin sıkıntılardan biriyse Amrabat tarafından gösterilen performanstı.

Oyunu kurmakta geciken yıldız oyuncu orta sahadan topu ileri taşıma konusunda yetersiz kaldı. Böylece ileri hat ağır hareket eden orta sahadan beslenemedi. Açıkçası Mourinho ve oyuncuları, deplasmanda olduğunun gayet farkında olan rakibi karşısında ev sahibiymiş gibi oynamadı. Sanırım bu da Fenerbahçe camiası için kabul edilir bir şey değil.

Her ne kadar maç öncesi ve sonrası Jose Mourinho rakibin oldukça güçlü olduğunu belirtecek imalı konulardan bahsetse de Fenerbahçe için Kadıköy’de her rakip yenilmek için vardır. Aksi bir düşünce ne Fenerbahçe camiasına ne de ülkemizin uluslararası arenadaki itibarına fayda sağlamayacaktır.

Umarım Benfica kendi sahasında konuk edeceği Fenerbahçe’ye ev sahibi nasıl oynar konusunda ders vermeye kalkmaz. Taktik olarak teknik direktörler düzeyinde üst düzey gözüken bu maç maalesef seyir zevki açısından oldukça sıkıcı geçti. Tüm bunların yanı sıra bu skor Fenerbahçe’ye değil de Portekiz temsilcisi Benfica’ya yaramış görünüyor.

Her ne kadar teknik heyet tarafından bu maç özelinde ‘’bu rakibe anca bu kadar oynanır’’ açıklaması bizlere sunuluyor olsa da bu aslında pek inandırıcı bir açıklama değil gibi. Fenerbahçe’yi tüm kulvarlarda takip edenler biliyor ki, lig maçlarında da bu kısır oyun döngüsü devam ediyor.

Savunma anlamında doğru işler yapan Jose Mourinho, ofansif anlamda adeta s.o.s veriyor. Hatırlayacağınız üzere ligdeki Göztepe maçında da sarı-lacivertliler gole giden yollar konusunda sıkıntı yaşadı ve skor üretemedi. Yine Benfica karşısında aynı senoryo yaşandı ve Fenerbahçe skor üretemedi.

Gol Yollarındaki Etkisiz Oyun Sıkıntı Olabilir

Şayet bu kısır döngü devam edecek olursa sarı-lacivertliler geçen sezonu mumla arayan bir vaziyete gelebilir. Rakibine net pozisyon vermeyen bir oyun düzenine sahip olan sarı kanaryalar, aynı güzel oyunu ofansif anlamda bir türlü ortaya koyamıyor. Üstelik dakika 70’lerdeyken Benfica’nın oyuncusu Florentino Luis kırmızı kart gördü ve oldukça büyük bir avantaj kazanıldı.

Rakibin kırmızı kartı sonrası taraftarların arzu ve istekleri de oldukça arttı. Fakat Fenerbahçe bu konuda herhangi bir reaksiyon gösteremedi. Topa sahip olma konusunda %54’e %46 ev sahibi üstünlüğü gözüküyor olsa da gol beklentisi maç sonunda Fenerbahçe adına sadece 0.34 seviyelerinde kaldı.

Ayrıca bu seviye maçın 11’e 11 devam ettiği sürelerinde 0.12 civarındaydı. Sarı-lacivertlilerin açtığı 22 ortanın sadece 4 tanesi oyuncularla buluşurken, rakibin 9 ortadan 3 tanesini kendi oyuncuları ile buluşturması gecenin düşündürücü yanlarından biri olarak hafızalarımıza kazındı.

Kısacası 53 bin kişilik dev Fenerbahçe taraftarı karşısında ev sahibi avantajı kullanılamadı. Mourinho’nun taktik dehası maalesef ayağına kadar gelen fırsatı değerlendirmeye yetmedi ve turu kolaylaştıracak bir skor alınamamış oldu. Umarız kısa sürede Mourinho’nun bu anlaşılamayan oyun formasyonu değişir ve Fenerbahçe rövanş maçında ülkemize bir gurur daha yaşatır.

İstek ve arzumuz her ne kadar sarı-lacivertli temsilcimizin bizleri devler liginde temsil etmesi olsa da şayet bu mümkün olmayacaksa Avrupa Ligi özelinde oldukça büyük başarılar bekliyoruz. Bakalım Jose Mourinho ve öğrencileri Şampiyonlar Ligi’nin 1992 yılında meşhur besteci Tony Britten tarafından düzenlenen marşını bizlere yıl boyunca dinletmeyi başarabilecek mi? Bekleyip göreceğiz.