Oysaki Euro 2024 kısmi başarımız, hazırlık maçlarındaki tempomuz ve geçtiğimiz Gürcistan deplasmanında milli ekibimiz bambaşka tablolar çizmiş, bizlere 2000’lerdeki coşkulu günleri hatırlatmış ve artık “bir şeyler değişiyor galiba” dedirtmişti. Yıllar sonra takımımız yıldızlar geçidine dönmüş, kendi evresini tamamlamış, Avrupa’nın en önde gelen takımlarında parlayan Juventus’lu Kenan İnter’den Hakan ve Real Madrid’den Arda Güler gibi isimler Türk bayrağını Avrupa’da dalgalandırır olmuştu.
Takımda uzun yıllar sonra kuvvetli bir dinamik kurulmuş ve yine samimi bir hava oluşmuştu. Bu gece zaten tartışmaya açık olan İtalyan teknik adam Vincenzo Montella daha fazla tartışılır bir hal alacak gibi gözüküyor. Eleştirilerin başında ise takım savunmasında yaşanan eksiklikler konuşulacaktır.
Tartışma yaratan dizilişleri, kadro seçimleri ve çok geç yapılan oyuncu değişiklikleriyle Montella Euro 2024’ün ilk maçlarında adeta topa tutulmuştu. Lakin ilerleyen müsabakalarda takımın yeni teknik adama ısındığı ve samimi bir hava oluştuğu hem verilen demeçlerde hem de alınan skorlarda ortadaydı.
Özetle milli takımda İtalyan dönemi “iyi” gidiyor gibiydi. Her ne kadar uluslararası müsabakalarda, üzücü de olsa mağlubiyetlere alışmış bir millet olsak da asla umudunu yitirenlerden olmadık. Umudumuzu yitirmiyorduk fakat alınan iyi sonuçlarla belki de çok çabuk hayal kuruyorduk.
İşte şimdi İspanya Milli Takımı bize kim olduğumuzu ve daha çok yol kaydetmemiz gerektiğini hatırlattı. Karşımızdaki Gürcistan ya da Bulgaristan takımlarıymış gibi baskı yaptık, defansif yönü zayıf olan oyuncularla oynadık ve tüm birebir mücadeleleri kaybettik. Neredeyse hiç faul yapmadık, sert ve rakibi durduracak bir oyun ortaya koyamadık, bir tek sarı kart dahi görmeden altı tane gol yedik.
Konya’da İspanyol Kasırgası Koptu!
Sahaya adım attığımız anda, başlama düdüğü duyulduğunda Konya ovasına İspanyol fırtınası indi. İlk dakikalarda İspanyolların baskısına zorluklarla cevap vermeye çalışmamız kalecimiz Uğurcan Çakır tarafından ortaya koyulan iyi performansla bizi ancak 6. dakikaya kadar götürebildi.
İspanyolların orta saha oyuncusu Pedri ceza sahamızda net bir pozisyonla gecenin açılışını yaptı. Bu süre zarfında özellikle sol taraftan pozisyonlar yakalasak da sonu ya düdük ya da düdükle beraber aut veya top kaybı oldu. Kesinlikle sahada Gürcistan’da verdiğimiz mücadelenin yanına bile yaklaşamayacak bir oyun sergiledik.
İspanyol ekibin olabildiğince az top kaybı ile yarı sahamızda pas oyunu yürütmesi daha ilk yarıdan bizi yıldırdı ve yordu. Kerem Aktürkoğlu tarafından hızlı patlama koşuları da sonuç vermedi ve rakip baskıdan rahat çıktı. İlk golün artından daha ofansif bir yapıya bürünsek de sürekli ofsayt çizgisinin önünde veya defansın gerisinde kaldık.
Baskılarının cevabını 22. Dakikada Merino ile alan İspanyollar bu dakikadan sonra son düdüğe kadar rölantiye girmeyeceklerini, baskıyı azaltmayacaklarını da gösterdiler. Maçı ikinci yarıya en azından skor farkını indirerek götürmeyi amaçlayan takımımız bu sürede maç boyu yakalayamayacağı ahengi arar olmuştu.
Skor farkını indirme umutları tükenirken uzatmalara kadar olan direnişimiz kırılarak 45+1’de İspanyol ekip tekrardan Merino ile filelerimizi sallandırdı. İlk yarı bu skorla geçilirken adeta dünyamız başımıza yıkılmış, teknik heyet tarafından ortaya koyulan planların suyu çıkmıştı. Bu dakikadan itibaren geri dönüşü mümkün olmayan bir yola çoktan girmiştik artık.
İkinci Yarıda İspanya Atmaya Biz Bakmaya Devam Ettik
İkinci yarıya 25 maçtır yenilmeyen İspanya Milli Takımı karşısına 3-0 geride çıkan millilerimiz için yapacak pek fazla bir şey yoktu. Esas ortaya koyulması gereken Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu biletlerini tüketen ve stadı hınca hınç dolduran taraftarlarımız karşısında şapka çıkarmaktı.
Peki bu şapka nasıl çıkacaktı. Öncelikle millilerimiz Ay-yıldızlı forma için ter dökecek, başka gol yemeden skoru 3-1 belki 3-2 gibi anlam verilebilir bir duruma getirecekti. Gerekirse tekmeye kafa atacak, ikinci sarıdan kırmızı kart görülecekti. Kısacası seyirci hırs, istek ve azim istiyordu. Peki ne oldu? Bir kez daha gol oldu.
Evet yanlış duymadınız İspanya F. Torres ile 53.dakikada bir gol daha buldu ve durumu 4-0 yaptı. Bu golün ardından kalesinde o ana kadar net gol pozisyonları çıkarmış olan Uğurcan’ın da morali sıfırlanmış oldu. Konya stadyumunu dolduran ve son dakikaya kadar hiç susmayan taraftarlarımız bu skoru kesinlikle hak etmemişti.
Her ne kadar hiçbirimiz bu hezimeti hak etmiyor olsak da sahadaki millilerimiz buna pek aldırış etmedi. Kısacası ikinci yarıda İspanya atmaya bizimkiler bakmaya devam etti diyebiliriz. Torres’in golünden 4 dakika sonra bir kez daha sahneye M. Merino çıktı ve Türkiye karşısında ilk hattrick macerasını gerçekleştirmiş oldu.
57.dakikada Merino attığı golle takımını 5-0 sıfırlık net bir skorla son çeyreğe taşıdı. Ardından tarihi hezimetin kapanış golü 62.dakikada bir kez daha sahneye çıkan P. Gonzalez kaydetti. Bu golle İspanya Türkiye karşısında tarihe geçecek bir galibiyet elde etmiş oldu. Türk Milli Takımı kendi evinde İspanya Milli Takımı karşısında 6-0 mağlup oldu.
Dünya Kupası Elemelerinde Yeni Hedef İkincilik
Kendimizi bilmeli ve oynadığımız seviyelerin farkında olmalıyız. Bulgaristan mücadelesini her ne olursa olsun kazanmalı ve bu puslu havayı dağıtmalıyız. İspanya karşısında aldığımız farklı mağlubiyet umarım tıpkı daha önce Avusturya karşısında aldığımız farklı galibiyet gibi bize ders olur.
Hatırlayacağınız üzere 6-1 mağlup olduktan sonra. Ayağa kalkmış ve EURO 2024 son 16 turunda Avusturya’yı 2-1 mağlup etmesini bilmiştik. Yine itidalli ve ne istediğini bilen bir ekip olursak İspanya karşısında da aradığımızı belki gelecekte buluruz. Ama önce Gürcistan’a kaptırdığımız grup ikinciliğini Bulgaristan maçı ile geri almamız gerekiyor.
Bizim her şeye rağmen millilerimize güvenimiz tam. Bakalım bize umut, sevinç ve hüznü aynı anda yaşatan bu altın jenerasyon bizlere daha neler yaşatacak. Türk Milli Futbol Takımı ile ay-yıldızlı nice zaferler bizleri bekliyor. Hepimiz tek yürek olduk ve yıllardır katılma hasreti ile yanıp tutuştuğumuz Dünya Kupası için o sene bu sene olsun istiyoruz.