Milli Takımlarımız Spor Dallarında Coştu!

Bugün milli spor takımlarımız sayesinde üst üste ay yıldızlı sevinçler yaşadık. Uluslararası düzeyde kazanılan bu başarılar, bir kez daha ülkemizin adının duyulması adına oldukça önemli bir gelişme olarak tarihe not düşüldü. Önce 12 Dev Adam EuroBasket müsabakasında güçlü rakibi Sırbistan’ı 95-90’lık skorla geçti.

Ardından Filenin Sultanları bir kez daha tarih yazarak Amerika Birleşik Devletleri’ni devirdi. Nefes kesen mücadelede ‘’Sultanlar’’ maçı 3-1 tamamlayarak tarihimizde ilk kez Dünya Şampiyonası’nda yarı finale yükselme başarısı gösterdi. Son olarak A Milli Futbol Takımı’mız katılmaya hasret kaldığımız Dünya Kupası Elemeleri ilk maçında Gürcistan Milli Takımı ile deplasmanda karşı karşıya geldi.

On kişi kaldığı maçtan 3 puanı almasını bilen millilerimiz elemelere oldukça güzel bir başlangıç yapmış oldu. Böylece bugün üç farklı kulvarda üç büyük sevinci yaşamış olduk. Milli düzeyde yaşanan bu büyük sevinçler, spor branşlarımızın gelişimi adına oldukça umut verici bir adımdı. Malumunuz olduğu üzere her yazımızda uluslararası başarıların ne kadar önemli olduğundan ısrarla bahsediyoruz.

Uluslararası spor müsabakalarında, özelliklede dünya halklarını domine eden futbol branşında kalıcı başarılar kazanmak oldukça önemli bir parametre. Eski zamanlarda savaş kazanma, fetih kültürü ne kadar önemliyse bugün Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası gibi kupaları kazanmakta ülke adına o kadar önemli bir gelişme ve tanıtım. Evet, bu işlerin şakası yok çünkü buraların seviyesi başka, rakipleri dişli ve Anadolu takımları özelinde kendi içinde mücadele vermeye benzemiyor.

Uluslararası Başarı ile Futbol Bir Oyundan Çok Daha Fazlasıdır

Günümüzde dünya futbolunu ambargo vurmuş olan Avrupa ülkeleri bu sektörün yıllardır kaymağını yiyor. Maradona, David Bechkham, C.Ronaldo ve Lionel Messi gibi futbol figürleri her zaman Avrupa tanıtımına katkı sağlamış isimler olarak hafızalarda yer etti. Bugün hali hazırda İspanya, İtalya ve İngiltere gibi Avrupa devlerinde futbol turizmi diye bir sektör söz konusu.

Örneğin yakınlarınızdan İspanya’ya giden eş, dost ve akrabalarınıza bir bakın mutlaka Camp Nou ya da Barnebeu stadyumlarını ziyarete gitmişlerdir. Bizdeyse her hangi bir turistin stadyumlarımızı gezmesi pek aşina olduğumuz bir konu değildir. İşte sırf bu örnek bile neden Dünya Kupası sorusunun cevabını bizlere veriyor.

İşte bu cevabın karşılığı olarak bugün A Millilerimiz son yılların flaş takımı Gürcistan karşısına çıktı. Deplasmanda oldukça zor geçeceği düşünülen bu mücadelede millilerimiz oldukça güzel bir oyun ortaya koydu. Ay yıldızlılar kalede Uğurcan, defans hattında Eren Elmalı, Abdülkerim Bardakçı, Merih Demiral ve Mert Müldür dörtlüsü ile başladı.

Orta sahada Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek, Kenan Yıldız, Arda Güler, Yunus Akgün ile mücadele eden millilerimizde ileri uçta Kerem Aktürkoğlu görev aldı. Zorlu deplasman mücadelesinde galibiyet Dünya Kupası’na katılabilmek adına oldukça önemli bir başlangıçtı. Hem kamuoyunda yansıtılmaya çalışılan algılara hem de ülke futbolunun rahatlaması adına tek yol galibiyetti.

Üstelik zorlu İspanya maçı öncesi takımın moral depolaması ve oyuncuların birbirine güveninin tesisi yine bu maça bağlıydı. İlk düdük sesi ile birlikte maça oldukça hızlı başlayan millilerimiz henüz 3.dakikada Arda Güler tarafından açılan harika orta ve Mert Müldür’ün kafa golü ile 1-0 öne geçti. Tıpkı Avrupa Şampiyonası maçında karşılaştığımızdaki gibi dejavu yaşanmış oldu ve takımımız adına ilk golü yine Mert Müldür atmış oldu.

Erken Gol Milli Takıma Avantaj Getirdi

Erken gol bulmamızın verdiği avantajı oldukça iyi değerlendirdik ve rakibin oyun disiplininden kopması sağlandı. İlk yarı boyunca rakibe kök söktüren millilerimizde Fenerbahçe’nin çiçeği burnunda transferi sihirbaz Kerem Aktürkoğlu bir kez daha sahneye çıktı ve skoru 2-0’a getirdi. Kerem Aktürkoğlu ile skoru 2-0 yapan Milli Takım ilk yarıyı bu skorla kapatmasını bildi.

Ardından teknik direktör Montella ikinci yarıya değişikliklerle başladı. İlk olarak İsmail Yüksek oyundan çıktı ve yerine Orkun Kökçü dahil oldu. Orta sahaya Orkun takviyesi ve bu değişiklikle artan baskı milli takımda bir kez daha sahneye Kerem Aktürkoğlu’nun çıkması ile sonuçlandı. Kerem 52.dakikada A millerimiz adına farkı 3-0’a çıkartan golü kaydetti.

Son yarım saate girerken işler bir anda değişmeye başladı ve dakikalar 63’ü gösterirken ev sahibi Gürcistan’ın golü Davitaşvili ile geldi. Durumun 1-3’e gelmesi ev sahibi takım adına hareketlenmeye sebep oldu. Maçtan umudunu kesen Gürcü taraftarlar ve teknik heyet bu golün ardından adeta havaya girdi. Ardından maçta belki de mağlup olsak kırılma anı diyebileceğimiz bir durum yaşandı.

Süper Lig’in tecrübeli oyuncusu Barış Alper Yılmaz, kırmızı kartla oyundan atıldı ve takımı on kişi bıraktı. Aslında bu seviyelerdeki oyuncuların yapmaması gereken bir hata sonucu oyundan atılmış oldu. Üstelik maçın yıldızı Kerem Aktürkoğlu yerine 66.dakikada oyuna girmişti. Maalesef hiçbir varlık gösteremeden 5 dakika sonra oyundan şansız bir şekilde atıldı. Üstelik bu kart rakibin umutlarını iyice perçinlemiş oldu.

Ardından istediklerini sahaya pek yansıtamayan Kenan Yıldız’ın yerine 79.dakikada Ferdi Kadıoğlu oyuna dahil edildi. Dakikalar 86’yı gösterirken skor avantajı halen iki farkla elimizdeydi ve Arda Güler çıkarken yerini İrfan Can Kahveciye bıraktı. Maçın sonunu tam 12 dakika daha uzatan maçın hakemi maçı bir türlü bitirmek bilmedi.

Tüm hakları ile savunma yapan millilerimiz 90+8.dakikada Gürcistan’ın ikinci golüne engel olamasa da maçı 3-2 kazanmasını bildi. Böylece her şeye rağmen Dünya Kupası elemelerine oldukça güzel bir başlangıç yapmış oldu. Grup liderliği mücadelemiz açısından oldukça önemli olan bu deplasman maçında istediğimizi zorda olsa aldık.

Milli Takım: Tek Hedef 2026 Dünya Kupası

Milli maç arasında oynayacağımız diğer rakip olan İspanya ise Bulgaristan’ı deplasmanını 3-0’lık net skorla geçerek sürprizlere yer vermediğini bize göstermiş oldu. Son olarak 2002 yılında katılma başarısı gösterdiğimiz Dünya Kupası’na ülke olarak hasret kalmış durumdayız. Kore ve Japonya’nın ev sahipliğini yaptığı 2002 Dünya Kupası’nda A Millilerimiz teknik direktör Şenol Güneş yönetiminde Dünya Üçüncüsü olma başarısını göstermişti.

Ardından bir daha bu seviyelere ulaşamayan millilerimizde tek hedef 2026 Dünya Kupası olmuş durumda. Avrupa Elemeleri klasmanından katılmanın oldukça zor olduğu Dünya Kupası’nda, grup lideri olan ülkeler direkt olarak katılım sağlayabiliyor. Bana kalırsa katılmanın en zor olduğu futbol müsabakası elemeleri olan Avrupa elemelerinde en iyi ikinci olan takımlar play-off turu sonrası katılım sağlayabiliyor.

Fakat jenerasyon, takımdaki kalite ve özgüven her şey yerli yerinde. Türk Milli Takımı belki de ilk kez uluslararası arenada kulüp takımlarımızdan çok daha verimli bir yapıda duruyor. Bakalım hiç bunlara gerek kalmadan tarihimizde ilk defa İspanya gibi bir takımı geçerek grubu lider bitirebilecek miyiz? Neden olmasın.