Şehirleşmeyle Birlikte Tarım Kültürünün Değişmesi

Tarım binlerce yıldır insanların en temel uğraşlarından birisidir. Ancak sanayileşme ve kentleşme tarım kültürünü de değiştirmeye başladı.

Geçmişte tarım yalnızca bir geçim aracı değildi aynı zamanda insanların hayatlarını şekillendiren bir yaşam biçimiydi de. Gün doğmadan başlayan uzun tarla günleri hayatın doğal bir parçasıydı. Türküler, şarkılar hep toprağın ritmiyle atardı. Bir avuç toprağa neler sığmazdı ki? Umutlar, tohum, üretim veya gıda... Toprakla kurulan bu bağı maalesef ki şehir yaşamı zayıflattı. Bir zamanlar toprağa ne zaman tohum atılacağını ve ne vakit hasat yapılacağını ezbere bilen kuşak bugün toprağı hatırlamaz hale geldi. Şehir hayatının hızlı temposu ve beton yığınları yeni bir tarım kültürünü filizlendirmeye başladı: Dikey tarım. Tarımdan tamamen kopamama gökyüzüne uzanan tarımı ortaya çıkardı.

Şehirleşmenin Tarım Kültürüne Etkisi

Son yıllarda ülkemizde hızlı bir şehirleşme yaşanmaktadır. Şehirleşme fiziksel mekanları dönüştürdüğü kadar insanın doğayla kurduğu ilişkiyi de köklü bir biçimde dönüştürdü aslında. Sanayi devrimiyle birlikte makineleşmenin artması kırsal alanlardan şehirlere doğru yoğun bir göç akımını başlattı. Yaşanan bu göçlerde tarımı bir geçim kaynağı olmaktan çıkardı. Tarım artık bir yaşam biçimi değil de nostaljik bir hatıraya dönüştü. Eskiden her ailenin bir bağı veya bahçesi varken şimdiki yeni nesiller için toprak piknik alanlarında veya parklarda görülen bir zemin haline geldi. Çocuklar artık toprağa basmıyor, toprakla oynamıyor, yedikleri sebze ve meyvenin nasıl yetiştiğini dahi bilmiyor.

Şehirdeki topraklarda bitki yerine yüksek katlı binaları görmeye başladık. Şehirlere baktığımız zaman toprak yerine beton zeminler görüyoruz. Şehirde yaşayanlar üretim yapmak istese de maalesef ki yapabilecekleri bir alan bulamıyorlar. Şehirlerde artış boş toprak parçası kalmadı. Bu durumda da tarımsal kültür tamamen değişmeye başladı. Mevsimlerin getirdikleriyle şekillenen yemek kültürü ve komşular arasında paylaşılan mahsuller artık uzak bir hayal oldu. Bunların yerini ise market raflarında her an bulunabilen mevsimsiz ürünler aldı. Artık pazarda ve markette dört gözle mevsimini beklediğimiz ürünlere kolay bir şekilde erişebiliyoruz. Şehirde yaşayanlar için tarım çoğu zaman uzakta birilerinin yaptığı bir iş olarak görülüyordu. Topraktan kopuş hem fiziksel hem de kültürel bir yabancılaşmayı ortaya çıkardı.

Tarım Kültürünün Değişmesinin Kayıpları

Tarım sadece tohum ekmek ve hasat yapmak değildi. Aynı zamanda birliktelik ve kültürdü de. Toprak hem sosyalleşme hem de üretim alanıydı. Özellikle hasat zamanı imece usulüyle yapılan işler, çuval çuval birlikte toplanan ürünler ve karşılıklı paylaşılan mahsuller… Bugün bunların çoğu ya unutuldu ya da tek başına yapılıyor. Tarımın o eşsiz kültürel dokusu şehir yaşamının bireyselliği içinde eriyip gitti. Bu durum çocukları da etkiledi aslında. Çocukların şehirleşme yaşamı içerisinde doğayla olan bağı gittikçe azalmaya başladı. Pek çok çocuk domatesin nasıl yetiştiğini bilmiyor, toprağın kokusunu duymuyor. Pandemi döneminin yaşanmasıyla da insanlar yeniden doğayla temas kurma ve üretme arayışına yöneldi. Bu durum bizlere yeni bir tarım kültürünü kazandırsa da kültürel hafızamızı da yeniden uyandırmışta oldu.

Dikey Tarım ile Şehirlerde Yeni Bir Umudun Yeşermesi

İnsan ve toprak arasındaki bağ kopsa da eninde sonunda o bağ tekrar birleşmenin yolunu buluyor. Daracık balkonlarda, küçük saksılarda veya apartmanların minicik girişlerinde yetiştirilmeye çalışılan ürünler insanın doğaya dönme arzusunun küçük işaretleridir. Şehirleşme toprağı elimizden almış olsa da içimizdeki üretme ihtiyacını da tamamen silemedi. Son yıllarda bu üretme ihtiyaçları yeni tarım yöntemlerinin gelişmesini sağladı. İklim krizleri, su ve gıda sorunu gibi konularda bu üretme arzusunu artık teknolojiyle de harmanlanan yeni tarım biçimini sahneye sundu. Dikey tarım yeni tarım biçimlerinden birisidir.

Son zamanlarda sıklıkla dikey tarım adını her yerden duymaya başladık. Şehirlerin kalbinde artık dikey tarım adı verilen yeni bir tarım biçimi yükselmeye başladı. Peki, dikey tarım nedir? Adından da anlaşılacağı gibi dikey tarım, geleneksel tarıma göre ürünlerin katlı sistemlerde üst üste yetiştirildiği modern bir tarım yöntemidir. Topraksız tarım yöntemiyle geliştirilen bu tarımda gübreleme, ilaçlama veya çapalama gibi teknikler kullanılmaz. Basit ekipmanlar kullanılarak dikey tarım gerçekleştirilir. Çok katlı sistemler içerisinde genellikle topraksız olarak yapılan bu tarım doğadan iyice uzaklaşmak olarak görülebilir. Fakat doğanın işleyişine saygı duyan bu yeni üretim biçimi özellikle şehirde tarımı mümkün hale getiriyor. Şehir insanına yeniden üretme duygusunu geri kazandırıyor. Dikey tarım sadece domates veya salatalık yetiştirmek demek değildir. Aynı zamanda üretimle tekrar bağ kurmak, toprağa veya onun yerine gelen yeni bir kültüre yeniden temas etmek demektir.

Dikey tarım uygulamalarında bitkilerin büyümesini desteklemek için LED aydınlatmalar ve çeşitli dijital kontrol sistemleri gibi teknolojilerden yararlanılır. Bu sistemlerde bitkileri kat kat ve yukarı doğru büyütür. Dikey tarımda daha çok mahsul elde edilir. Geleneksel tarımda beklenmedik hava koşullarından veya dış etkenlerden ürünler zarar görürken dikey tarımda böyle sorunlarla daha az karşılaşılır.

Şehirlerde Dikey Tarımın Geleceği

İnsanların beslenebilmesi için kaynaklar artık yetersiz gelmeye başlamıştır. Geleneksel tarımın yapılabilmesi içinde ekilebilir arazilere ihtiyaç vardır. Nüfusun hızla artmasıyla da şehirleşmenin de hızlanması ekilebilir arazilerin yerleşim yeri olarak kullanılmasına sebep olmuştur. Tarımın yapılabilmesi içinde arazi dışında başka yöntemlerin kullanılma ihtiyacını doğurmuştur. Dikey tarımda şehirlerde kullanılmaya başlanan yeni bir yöntemdir. Dikey tarımda toprağa değil de bir binaya veya mekana ihtiyaç vardır. Tarım şehir yaşamında yok olmuş gibi algılansa da günümüzde farklı bir formda yeniden hayat buluyor. Şehirlerde tarım yapabilmek için artık bir tarla sahibi olmak gerekmiyor. Belki doğayla kurulan ilişki değişiyor. Bu tarımın olumsuz tarafları da var evet. Hiçbir yenilikçi tarım yöntemi geleneksel tarımın yerini tutmayacaktır.

Şehirleşme, dikey tarımı bir tercih olmaktan çıkarıp kaçınılmaz bir gereklilik haline getirdi. Ülkemizde bu konuda adımlar daha yeni yeni atılmaya başlandı. Her ne kadar bazı çevrelerde dikey tarım tartışma konusu olsa da önümüzdeki yıllarda bu yöntemle üretilen ürünleri pazar ve marketlerde daha sık göreceğiz. Gelecekte insanlığın gıda ihtiyacının karşılanabilmesi için dikey tarım gibi yenilikçi yöntemler kaçınılmaz hale gelmeye devam edecek.