İlk kez anne oldunuz ve onun o sevimli, tatlı halleriyle haşir neşirken birden her şeye “Hayır” demeye başladı. Endişelenmeyin yalnız değilsiniz. Çocuğunuz artık 2 yaşında. Artık kendi benliğini fark etmeye başlıyor. “Artık ben de büyüdüm, ben de varım!” diyor.
Ebeveynliğin ilk sınavı olan bu süreç yorucu olsa da aslında kişilik gelişimi için çok önemli bir basamağı oluşturuyor. 2 yaş sendromu anne-baba için zorlu ama çocuklar için bağımsızlığa atılan ilk adım anlamına geliyor. Bu dönemin özelliklerini bilirsek çocuğu da nasıl destekleyeceğimizi daha rahat anlayabiliriz. O zaman gelin, biraz bu döneme yakından bakalım!
Neden 2 Yaş Sendromu Deniyor?
Çocuklar 2 yaşına yaklaşırken benlik duygusu gelişmeye başlar. Her çocuk farklı olsa da, gelişim dönemlerinde bazı psikolojik ihtiyaçlar ortak ilerler. Mesela bu dönemde bağımsızlık isteği öne çıkar; ergenlikte ise kimlik arayışı başlar. Bu insan olmanın, insan yaratılışının doğal bir parçasıdır.
Gelişimsel dönemler bütün anne-babalar için ortak bir yol haritası gibidir. Her çocuk kendi hızında ilerler ama hepsi aynı aşamalardan geçer. Bazı çocuklar bazı dönemleri erken, bazıları geç; bazılarını daha şiddetli geçirirken bazılarını sakin atlatır. İşte bu benzer çocuk gelişimi yasalarını öğrenmek, ebeveynlerin süreci daha rahat yönetmesine yardımcı olur.
İlk kez benliğini keşfeden çocuk, artık “Ben annemden ayrı bir bireyim” demeye başlar. Bu ayrışma dönemini de şu bağımsızlık istekleriyle kendini gösterir:
· Kendi başına yemek yemek ister.
· Kendi seçimlerini yapmak ister.
· Oyun oynarken kendi istediği gibi olması için çabalar.
· Sürekli “Hayır” diyerek sınırları test eder.
Dışarıdan bakıldığında tablo çoğu zaman “Eyvah, çocuğum benimle inatlaşıyor!” gibi görünür. Oysa bu süreç, çocuğun kendi özünü ortaya koyarak bir şeyler yapma becerisi kazanma çabasıdır. Bütün anne-babaların ortak arzusu aslında kendi ayakları üzerinde durabilen çocuklar yetiştirebilmektir.
Kendi yatağını toplayan, dersini çalışan, kararlarını veren bir çocuğun temel tohumları işte bu dönemde atılır. Çocuk bağımsızlığını kazanmak için denemeler yapar; engellendiğinde ise yetersizlik duygusu yaşayabilir ve anne-babasına bağımlılık geliştirebilir.
İşte çocuklarda inatlaşma gibi görülen bu zorlu süreç, çocuğun birey olma yolunda attığı ilk adımdan başka bir şey değildir.
2 Yaş Sendromu ile Anneler Neden Zorlanıyor?
2 yaş sendromu belirtileri, aslında çocuğun kendini kanıtlama çabasının ötesinde bir şey değildir. Ancak ebeveyn tutumları bu sürecin yönünü etkiler ve anneler çoğu zaman şu davranışlar yüzünden zorlanır:
· Ağlama krizleri artar.
· Öfke patlamaları yaşanır.
· Kendi başına giyinme isteği ile hırçınlaşabilir.
· İnatlaşır.
· Kuralları reddeder.
Anne olmak zaten başlı başına büyük bir değişimdir. Tam emzirme döneminde bebeğiyle bütünleşmiş bir annelik yaşanırken birden beklenmedik davranışlar ortaya çıkar. Her şey için annesinin kucağına koşan çocuk bir anda anneye tavır almaya başlamış gibi görünebilir. Bu da anne için bazen hayal kırıklığı bazen de “Ben neyi yanlış yaptım?” kaygısını uyandırabilir.
Teoride bu dönemin özellikleri bilinse de, yaşarken anne ne yapacağını bilemediğini hissedebilir. Düşünün; tam alışveriş sırasında marketin ortasında kendini yere atan bir çocuk... O anda birçok anne çevrenin bakışlarını ve yargılarını hisseder. O yüzden de önce kendisini bu zorlayıcı duygudan arındırması ve çocuğun zorlandığı duyguyla başa etmesi için destek vermesi gerekir.
Başka bir zorluk ise sınır koymada yaşanan kararsızlıktır. İlk çocukla birlikte kural koymaya çalışmak aslında çok zorlayıcı olabilir. Çünkü anne çocuğuyla beraber şefkat dolu günler geçirirken ona bağlanır. Onu üzmek istemezken bir yandan da şımarmasına göz yummayı tercih etmez. O yüzden içinde hep bir kararsızlık taşır. “Acaba fazla mı izin veriyorum? Yoksa şimdi çok sert mi tepki verdim?” dişe düşünür.
Bir yandan da çevreden gelen baskılar iyice kafa karıştırabilir. Aile büyükleri “Bizim zamanımızda böyle olmazdı ” diyerek annelerin hislerini daha da baskılayabilir. Zaten anne de bu dönemde hassaslaşmıştır, iyice kendini yetersiz hisseder.
Önemli olan bu sürecin geçici olduğunu bilmek ve süreci çocuk psikolojisi açısından değerlendirebilmektir. Kendi duygularıyla yüzleşen anne, güvenli sınırlar çizmeyi adım adım öğrenir.
2 Yaş Sendromu Yaşayan Çocuğa Nasıl Davranılmalı?
2 yaş krizi evde bir savaş alanı oluşturmasın. Bu dönem, çocuğun öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır. Ebeveynle çocuk arasında benlik çatışması yaşanırsa çocuk ya fazla kısıtlanarak baskılanır ya da fazla serbest bırakıldığında sınır tanımayan, kontrolsüz davranışlar sergiler.
Duygusal gelişimin bir aşaması olarak görülen bu dönemin belirleyicisi aslında ebeveyn tavrıdır. Çocuğa güven verip hem de sınırlar çizmek bu sürecin sağlıklı şekilde atlatılmasını sağlar. Söylemesi kolay olsa da uygulanabilecek pratik yöntemler oldukça etkili olabilir.
Neler yapılabilir?
· Seçenek sunun: Madem artık kendi yemeğini yemek istiyor, üstünü giymek istiyor siz de seçenek sunarak yardımcı olun. Siz de ona iki seçenek sunarak kontrolü elinde tutmasına izin verin. “Bunu ye!” demek yerine, “Yoğurtlu makarna mı, sade mi?” diye alternatif oluşturun. Böylece yönlendirme sizin belirlediğiniz çerçevede olur.
· Kurallar net ve basit olsun: Kuralları tekrarlamak önemlidir. Tekrarlanan kurallar, o sınırı aşamayacağını anlamasını sağlar. “Oyuncakları etrafa fırlatamazsın; ama topları basket potasına atabiliriz!” gibi yönlendirmelerle, çocuğun enerjisini olumlu bir şekilde kullanmasını sağlayabilirsiniz.
· Başarılarını övün: “Ayakkabını nasıl da güzel giydin!” gibi onun kendi yaptığı işlerde başarısını kutlayın.
· Tutarlı olun: Bir şeye “Hayır” dediyseniz ertesi gün bunu “Evet” ile değiştirmeyin! Kafasının karışması, kuralları ve sınırları anlamasında zorlanmasına sebep olur.
2 Yaş Sendromu Ebeveynler Ne Yaparsa Çabuk Geçer?
Bu dönemle ilk kez karşılaşan ebeveynlerin aklındaki en temel sorusu genellikle “2 yaş sendromu nasıl geçer?” olur. Çünkü bu süreç hiç geçmeyecekmiş gibi gelir.
Çocuk bu dönemde daha kendini, isteklerini, duygularını tam olarak ifade edemez. Bu anlatamama hali onu zorlar. Bu zorlanma durumu da onu öfkelendirir. Bağırır, ağlar, kendini yere atar. Dışarıdan bu, şımarıklık gibi görülse de aslında sadece kendini ifade edememenin verdiği bir zorluktur. Bu, “Çocuklarda öfke nöbetleri niye görülür?” sorusunun da cevabıdır aslında.
Tam bu anlarda annenin de sinir sistemi tetiklenir. Çünkü çocuk bağırdığında anne de ister istemez gerilir. Bu duygusal bulaşmayı önlemek için anne önce kendini sakinleştirmelidir. Unutmayın, anne de bir insandır ve yorulup zorlanabilir. Bu zor anlarda “Sakinleşmeye ihtiyacım var!” diyebilmek, süreci çok daha kolay yönetmeyi sağlar. Ne yapılabilir?
· Kriz anlarında nefes alıp vermek sinir sistemini sakinleştirir. 4 saniye nefes alıp 4 saniye tutmak ve yine 4 saniye içinde vermek kişiyi sakinleştirir.
· Öfke anlarında “Bu durum geçici, geçecek” diyerek kendini gelişimsel sürece odaklamak iyi gelir.
· Olumlu iç konuşmalarla kendine telkin vermek işe yarar. “Şu an çocuğumun bana ihtiyacı var. Birazdan sakinleşecek!”
· Sinir sistemini düzenleyecek hareketler yapılabilir. Su içilebilir. Etrafta küçük adımlar atılabilir.
Unutmayın, bugün sizi zorlayan bu süreç, birkaç yıl sonra çocuğun güçlü bir birey olmasını sağlayacak temelleri atıyor. Bu dönemi tebessümle hatırlamak için biraz sabır!