Bu yıl 32’ncisi düzenlenecek olan Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali için geri sayım başladı. 14 Eylül – 1 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival dünya çapında saygın organizasyonlar arasında gösterilmektedir.
Türkiye’nin kültür-sanat dünyasında önemli bir yere sahip olan Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali bu yılda sanatseverlerle buluşmak için gün sayıyor. Festival her yıl olduğu gibi bu yılda dünyanın dört bir yanındaki sanatçıları köklü sahnede ağırlayacak. Bu festival sadece bir sanat etkinliği değildir. Aynı zamanda festival kültürel bir buluşma noktasıdır da. Roma Dönemi eşsiz yapıları arasında yer alan Aspendos Antik Tiyatrosu’nun büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek olan festival sanatı geçmişten günümüze taşıyor.
Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nin Tarihçesi
Hem ülkemizde hem de dünyada önemli bir yer edinen festival sahneye ilk kez 1994 yılında çıkmıştır. O yıllarda sahneye çıkması da 1993 yılında gerçekleşecek olan bir konserin mekanda sorun çıkması nedeniyle Aspendos Antik Tiyatrosu’na taşınması fikrinden ortaya çıkmıştır. O tarihlerden sonra her yıl o köklü yerde opera ve bale festivali düzenlenmesine karar verilmiştir. Daha sonra festivalin beşinci yılında ise festival uluslararası bir nitelik kazanmıştır. Dünyanın dört bir yanında düzenlenen en iyi opera festivali arasında ilk beşe giren Aspendos Opera ve Bale Festivali artık uluslararası bir marka haline dönüşmüştür. Her yıl birçok ünlü opera ve bale topluluğunu ağırlayan festival hem Türkiye’nin kültürel mirasını dünyaya tanıtır hem de sanatın evrensel boyutunu da gözler önüne serer.
Festivalde Bizleri Neler Bekliyor?
Festivalde sanatseverleri dolu dolu bir program bekliyor. Farklı ülkelerden katılacak opera ve bale sanatçıları sanatseverlere unutulmaz bir deneyim sunacak. Festival, opera tarihinin en sevilen ve en çok sahnelenen eserlerinden biri olan Giacomo Puccini’nin ünlü eseri “Turandot” ile perdelerini açacak. Uzakdoğu’nun gizemli atmosferinde geçen aşk, tutku ve meydan okuma öyküsüyle sahne alacak olan Turandot operası hem görsel hem de işitsel bir şova imza atacaktır. Festivalin ilerleyen anlarında sahne tutkuyu ve özgürlüğü anlatan “Zorba” balesine bırakılacak. Bale Nikos Kazancakis'in aynı adlı romanından esinlenerek ünlü besteciler ve koreograf müzikleri ve ezgileriyle sahnelenecektir. Balenin sahnelenmesini ise Ankara Devlet Opera ve Balesi üstlenecek.
Festival programında ayrıca “Kuğu Gölü”, “ Don Kişot” ve “Tosca” gibi klasikleşmiş eserler de sahnelenecek. Festivalin kapanışı ise “La Traviata” operası ile gerçekleştirilecektir. Gösteri Özbekistan Devlet Akademik Bolşoy Opera ve Bale Tiyatrosu’nun sanatçıları tarafından sergilenecek. Sanatseverler festivalde baleye ve operaya doyacaktır.
Bale ve Operanın Evrensel Dili
Opera ve bale sahnede canlandırılan eserlerin ötesinde izleyiciyi sanatın büyüsüne taşıyan özel bir yolculuktur. Bu iki eşsiz sanat aynı zamanda insanın duygularını da evrensel bir dille ifade etme aracıdır. Türk sanatçıların güçlü yorumları, İtalyan sanatçıların dramatik aryaları ve Rus balerinlerin zarif hareketleri… Her biri farklı bir kültürün izlerini taşırken izleyicide bıraktıkları etkiler de ortaktır aslında. Festival için birçok yerli ve yabancı turist Aspendos’a akın edecektir. Farklı kültürdeki, dindeki ve ülkedeki insanlar Aspendos’un taşları üzerinde yan yana olacak. Hepsi aynı dili konuşmasa da sahnelen opera ve baleden aynı duyguları hissedeceklerdir.
Festival ile Sanat ve Mekanın Buluşması
Her festival gerçekleştirildiği mekanla da birlikte anlam kazanır. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’de Aspendos ile anlam kazanmıştır. Festival ve Aspendos arasındaki bağ oldukça güçlüdür. Tarihi sütunların gölgesinde yankılanan opera ve bale ezgileri adeta büyüleyici bir atmosfer oluşturur. Bir tarafta binlerce yıl öncesinin taşları, diğer tarafta ise bugünün modern sanatı ve sanatçıları… Bu buluşma ziyaretçilere sıradan bir festivalden çok daha fazlasını sunar. Antik tiyatroda izlenen her bale ve opera zamanlar arası bir yolculuk imkanı verir. Bu tarihi mekan hem geçmişin ruhunu hem de bugünün sanatını aynı anda yaşatır.
Aspendos’ta bir festival gecesi yaşamak başlı başına bir deneyimdir. Gün batımında tiyatroya giriş yapan ziyaretçiler antik taşların arasında yerini alırlar. Sonrasında gökyüzü gösterinin bir parçası olurken zaman sanki yavaşlar. Sahne açıldığında ise seyirci hem kulağıyla hem de kalbiyle dinler. Burası sıradan sahne alanı değil kaç bin yıllık tarihin sahnesidir. Aspendos son derece eski bir yerdir. Fakat günümüze kadar özenli bir şekilde korunan bu yapının eşsiz bir mimarisi ve kusursuz bir akustiği vardır. Buradaki sahneden çıkarılan en ufak ses en arka sıralardan dahi rahat bir şekilde duyulur. Bu özelliği sayesinde Aspendos’un her bir köşesi festivalin sesleriyle yankılanır.
Festivalin Kültürel Diplomasiye ve Turizme Katkısı
32. Uluslararası Opera ve Bale Festivali sadece sanatseverlere hitap eden bir etkinlik değildir. Festival aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya açılan bir yüzüdür de. Festivale yurt dışından gelen sanatçılar ve ziyaretçiler festival sayesinde hem ülkemizi hem de Antalya’yı keşfederler. Türkiye’nin kültürel zenginliklerini yakından tanıtan festival kültürel diplomasinin de güçlü bir aracıdır. Festivalin gerçekleştiği Aspendos bugün sadece bir antik tiyatro olarak bilinmez. Burası aynı zaman da modern zamanların yaşayan bir sanat merkezi olarak da tanınır.
Festival turizm açısından da büyük bir değer taşır. Yaz sezonunda festivale katılmak için Antalya’yı ziyaret eden binlerce yerli ve yabancı turist şehrin ekonomisine canlılık katar. Ziyaretçiler hem festivalin hem de denizin ve güneşin tadını çıkarırlar. Festival haricinde şehri gezerek yerel esnaflardan alışveriş yaparlar. Festival Türkiye’nin kültürel turizm potansiyelini artıran en önemli unsurlardan birisidir.
Uluslararası Opera ve Bale Festivali Türkiye’nin sanata verdiği bir değerinde yansımasıdır aslında. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün önderliğinde gerçekleşen festival ülkemizin sanata verdiği önemi tüm dünyaya göstermiş oldu. Festivalde sahne alan her bir sanatçı sahnede yalnızca bireysel bir performans sergilemez. Aynı zamanda ülkemizin kültürel zenginliğinin de temsilcisi olurlar. 32 yıldır düzenli bir şekilde devam eden festival bir mirasın geleceğe de taşınmasıdır. Tarihi Aspendos her yıl sanatla yeniden canlanır. Burada sanatın evrenselliği deneyimlenir. Bu festival sanatı toplumsal bir hafıza olarak tüm dünyaya gösterir.