Hiç bitmeyecek sandığımız o uzun yaz geceleri yavaş yavaş kısalıyor. Güneş daha geç doğuyor. Sabah ve akşamları biraz daha serin oluyor. Bu değişimler Eylül’ün gelişini haber veriyor, aynı zamanda yeni bir başlangıcı da müjdeliyor. Bu sabah bütün öğrenciler için okul zili çalacak. Yeni dönem hem çocuklar hem veliler hem de öğretmeler için resmen başlıyor.

Hazırlıklar zaten günler öncesinden yapıldı. Eskiyen okul kıyafetleri yenileriyle değişti bile. Kırtasiye malzemeleri alındı. Derslere göre alınacak olan defterler listelendi. Ama asıl soru şu: Çocuklar sadece bedenen değil; ruhsal olarak da yaz temposundan çıkmaya hazır mı?

Okula Dönüş için Yeni Düzen Zamanı

Okula dönüş özellikle oyun çağındaki çocuklar için biraz daha zorlayıcı olabiliyor. Çünkü yaz tatili boyunca istediği saatte oynama alışkanlığı kazandı. İstediğini istediğini anda yapma özgürlüğü vardı. Yazla beraber gelen rahatlık ve geniş zaman algısı şimdi yerini okuldaki kurallara bırakacak. Serbestlik içinde birden kurallara uyum sağlamak, disipline geçiş yapmak hiç kolay değil. Bu zorlanmayı yaşamak gayet doğal. İşte tam bu noktada ailelere düşen sorumluluk, bu sürecin yumuşak bir şekilde geçişini sağlayabilmek. Okul heyecanı, arkadaş özlemi yerini hayal kırıklığına bırakmasın.

Bunun için ilk adım çocukların uyku düzeni ile başlamaktır. Yaz günleri gündüzleri sıcak olduğu için daha çok ekran başında kalan ve hava serinleyince dışarıya çıkıp oyun oynayan çocukların uyku ve yemek saati değişiyor. Biyolojik saatin okuldaki tempoya uyumu için okul açılmadan birkaç gün önce yatma ve kalkma döngüsünün düzenlenmesi kolaylık sağlar. İlk hafta bu uyum süreci için evdeki düzen tekrar gözden geçirilebilir.

Ayrıca okul için yapılan hazırlıklar çocukların okul motivasyonu için birebirdir. Okul heyecanı en fazla alışverişle ortaya çıkar. Keyifli bir kırtasiye alışverişi çocuğun kendi zevkine göre defter ve kalem alması onu okula karşı şevklendirecektir. Bu hem süreci sahiplenmesine hem de yeni sınıfıyla ilgili sorumluluk almasına yardımcı olur. Bu hafta yaz boyu askıya alınan kitap okuma saatleri yeniden başlarsa ders kitaplarına olan ilgiyi de destekler.

Okul açıldıktan sonra da ilgi alanlarını desteklemeye devam etmek önemlidir. Ders dışı aktivite yapmak çocuğu rahatlattığı gibi derslerine katkı da sunacaktır. Spor, müzik veya sanat dallarından bir veya birkaçıyla ilgilenmek çocuğun öğrenme motivasyonunu destekler. Bununla ilgili yapılan pek çok araştırma var.

Özellikle ergenlik döneminde olan çocuklar, spor ve sanat etkinliklerine düzenli katılıyorsa okul başarısı da daha yüksek oluyor. APA tarafından yayınlanan bir raporda da ders dışı aktivitelerin stres seviyesini düşürdüğü ve özgüveni arttığı belirtiliyor.

Okula dönüş sürecinde stres seviyesini düşük tutmak için ailece günün rutinini birlikte planlamak da önemlidir. Bunun için çocuğun zihni şu konularda hazırlanabilir:

· Erken yatıp erken kalkmanın öneminden konuşun.

· Okula gitmeden önce yapılan kahvaltıların sağlığa sunduğu katkıdan bahsedin.

· Ekran süresinin azaltmanın faydalarını anlatın. Bunun öğrenme üzerindeki etkilerinden ve dikkate nasıl tesir ettiğinden söz edin.

Ders Motivasyonu Sağlamak için Küçük Adımlar

Yeni dönem için ders motivasyonu sağlamak en önemli adımlardan biri. Okul yıllarınızı hatırlayın, tatil dönüşü okula gitmenin en keyifli yanı çoğu zaman ders değil; arkadaşlarla birlikte oyun oynamak ve sohbet etmekti. İlk günler derse odaklanmak, ders dinlemek biraz zor gelebilir. Bu gayet normal.

Bu günler alışma zamanı ve çocuğun biyolojik ritmi yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyor. İşte bu süreçte çocuğunuzla birlikte küçük kararlar almak, programa birlikte uymaya çalışmak uyumu kolaylaştırır.

· Okula başlamadan önce de sonra da kısa süreli de olsa masa başı etkinlikleri yapılabilir. Mesela benim kızım resim yapmayı çok seviyor. Kilden yeni bir şekil ortaya çıkarmak zevkli geliyor. Bazı çocuklar yap-boz yapmayı hatta isim şehir oynamayı seviyor. İşte bütün bu sevilen oyunlar, faaliyetler çocuğun odaklanmasına destek olur.

· Günlük sadece 10 dakika kitap okumak bile çocuğun dikkat süresine inanılmaz katkı sağlar.

· Zaten ilk günler okula adapte süreci olduğu için ödevler hafif olur. O yüzden de rahatlıkla havalar da güzel giderken fiziksel aktiviteyi arttırabilirsiniz. Böylece enerjisi dengelenir.

· Okul sonrası yapılan aktiviteler hayatın sadece okul olmadığını, yalnızca derslerin önemli olmadığını da gösterir. Yaşına ve sınıfına göre çocuğun ilgi alanları desteklenebilir.

· Çocuğun içinde okula gitme konusunda isteksizlik varsa geçen seneden kalan güzel anılar hatırlatılabilir.

Destekleyici süreçle çocuklar kısa sürede uyum sağlayabilir. Bunun için ilk haftalarda şu hususlara da dikkat edilebilir:

· Çalışma masasının düzeni sağlanabilir. Düzenli bir ortam zihnin daha iyi çalışması için destekleyici olur.

· İlk haftalardaki günlük hedefler yalnızca okulda verilen ödevle sınırlandırılabilir. “Bu hafta sadece verilenleri yapman yeterli olur!” gibi diyerek çocuğun üzerindeki baskı azaltılabilir.

İnsan için hangi yaşta olursa olsun baskı hissetmek motivasyonu düşüren bir olgudur. Her çocuğun kapasitesi, algısı ve uyum süreci farklıdır. Bu farklılıkta en önemli değer, çocuğun sizi yanında hissetmesidir.

Aile Desteği ile Yeni Döneme Keyifli Bir Başlangıç

İlk haftalar hangi yaş grubu olursa olsun okula uyum, derslere motive olma ve düzen kurma için geçer. Uyum sürecinde yalnızca okul değil, ev ortamı da belirleyici bir rol oynar. Çünkü artık çocuğun erken kalkması gerekir. Sabah kahvaltı etmesi, güne iyi bir başlangıç anlamına gelir. Bunun için evdeki atmosferin de yardımcı ve destekleyici bir havada olması önemlidir.

Okul telaşı olan evlerde evin tüm temposu değişeceği için evdeki herkes etkilenir. Ev işleri ve evin artık yeni bir düzene göre ayarlanması gerekir. Tam bu noktada işbirliği önem kazanır. Peki, aile içi işbirliği ile neler yapılabilir?

· Sabah rutini için evdeki herkes görev paylaşımı yapabilir. Mesela baba kahvaltı için destek verebilir.

· Çocuğun en sevdiği kahvaltı tabağı hazırlanabilir.

· Uyku öncesi rutinlerden biri de ertesi gün için ders programının gözden geçirilmesi ve çanta hazırlığının yapılmasıdır. Bu, sabah rutinini de kolaylaştırır. Çantayı hazırladığında da “Çantanı çok güzel hazırlamışsın!” gibi sözler motive edici olur.

· Evde sakin ve düzenli bir ortam dikkat dağılmasına engel olur.

· Çocuk uyandırılırken daha nazik ve olumlu ifadeler kullanılabilir. Bu, güne mutlu başlamasına sebep olur.

· “Geç kalıyoruz!” yerine “Güne güzel bir kahvaltıyla başlayalım” ifadesi daha yapıcıdır.

· Kahvaltı sırasında kısa sohbetler çocuğu rahatlatır. Kahvaltıyı bitirince “Kahvaltıyı zamanında bitirdin, bu harika!” gibi sözler kullanılabilir.

· Telefon kullanımını azaltmak, izleme saatlerini düzenlemek de dikkat dağılmasına engel olur.

Aile desteği ile çocuk yavaş yavaş güçlenir. Duygusal olarak beslendikçe de akademik olarak daha iyi performans sergileyebilir.

Her yeni dönem, sevgi ve destek vermek için de bir fırsattır. Bu fırsatlar aynı zamanda gerek okul gerekse hayat yolculuğunda doğru başlangıçlar için zemin hazırlayacaktır.